09 Nisan 2018 Pazartesi


SAYDAM olalım. Hafta başında şampiyonluk yarışında 7’de 7 potansiyeli olan tek takım hangisi? En az şansı olan F.Bahçe! Kalan 3 takımın da ‘en azından birbirleriyle olan 2 maçından sebep’ bu şansı zaten matematik olarak yok! Peki 2001’de bu stadın yapılmasından ötürü endüstriyel futbolun dönüşüm dinamiklerine en çabuk uyum sağlayan F.Bahçe taraftarı niye stadı boş bırakıyor? Bu maçı niye 22 bin 495 kişi izliyor? Yönetime kızgınlıkla açıklanabilir mi bu kaçış? 
 
STADIN yarısı boş; sebebi sadece Aziz bey ve yönetim anlayışı mı? Kuşkusuz olamaz! Taraftar, hele ki F.Bahçe seyircisi, neyi almak istediğini pek iyi bilir. Bu malı almıyor kardeşim. Senin üretimin, daha hakçası üretimsizliğini almıyor. Günümüz insanı verdiği paranın karşılığını istiyor; temaşa talebinde yani. Aykut Kocaman F.Bahçe’si temaşa vaad etmiyor. Yedeklerde bu takımın en mahir 5 ayağından ikisi Ekici ve Valbuena’nın olacağını bilen F.Bahçeli gelmiyor ki maça!
 
VALBUENA UMUT OLDU
 
İNAN olsun ilk yarı için tek satır yazamayacağım! çok büyük sabır versin F.Bahçe taraftarına, muhabirine, yazarına... Stattaydım ve tribün sadece ‘futbol’ istiyordu. Galibiyet daha sonra. Futbol izlemek beklentisindeydi.
 
46’DA Valbuena’nın girişi umut yeşertti! Çünkü oyuna hareket, kalite ve sürpriz gelecekti. Onun aklıyla daha da verimli olabilecek Guiliano’nun da oyuna katılması demekti bu! Nitekim ilk yarıdan daha da aktif bir takım izledik 2. yarıda.  54 ve 61’de maç koptu! Beraberliğin nimet kabul edileceği Osmanlı da sonuca razı oldu. Son yarım saat F.Bahçe’nin üstünlüğünde ve ilk yarıdan daha lezzetli geçti.
 
KALAN 6 maçta 18’e en yakın yine F.Bahçe. 72’yi bulma ihtimalleri hem şampiyonluk hem taraftarını mutlu etme olasılıklarının çok önünde!