20 Mayıs 2018 Pazar


ÖNCE maç.. İstanbul için iftar vakti gelen gole kadar, heyecan ve baskı hisseden bir G.Saray izledik. Çok anlaşılabilirdi. 35’te Bafetimbi Gomis’in kaçırdığı pozisyon dışında coşkudan ziyade tedbirli hatta tedirgin bir ekip izledik. Bol eksiği de olsa ev sahibi Göztepe’nin doğru oyunu da momentumu neredeyse hiç G.Saray’a vermedi. TOP İstanbul’un sarı-kırmızılılarında kaldı mı? Evet! Hatta çokça. Ancak oyunu alamadılar. Ta ki iftar vakti gelen penaltıya/gole kadar. Sonrası şölen..
 
GEN işi... G.Saray’la ilgili defaten kullandığım bir tabir. Bu gende, bu kültürde, bu gelenekte, son düzlük sonrası finişi hep birinci bulma alışkanlığı var. 2.’lik sevmiyor bu camia. Ya şampiyon ya 4., 5. falan oluyor. 7, de 8 kabil... Ve elbette armalar tarihi temsil ederken, onları tarihe yazanlar etli, kanlı, canlı insanlar. Ali Sami Yen’den, Metin Oktay’a; Gündüz Kılıç’tan Turgay Şeren’e... Hepsi G.Saray’ı yazdılar diğer efsanelerle birlikte tarihe... Ancak modern zamanların en büyük tarih yazanı teknik direktör Fatih Terim oldu. 
 
KAHRAMAN OLDU
 
TABİİ ki taraftarlar, oyuncular, yönetimler, Tudor, çimci, güvenlik görevlisi.. Hepsinin tabii ki payı var. Ancak bu takım Fatih Terim olmasaydı zannımca şampiyon olamazdı. Zor dönemin usta tahkimatçısı, sıkıntılı günlerin konsolidaston mühendisi oldu. Camianın yine ipine sarıldığı kahramanı oldu. Geni sahaya yine/yeniden yansıtan efsane oldu. Tüm camiaya kutlu olsun.