29 Mayıs 2018 Salı


MUHTEŞEM bir İran taraftarı izledik. Şenlik, şölen... Ne derseniz deyin. Kadınların ağırlığını oluşturduğu topluluk, kulak zarlarımızın duyu sınırlarını zorlasa da yüzlerindeki mutluluk ile etrafa pozitif enerji saçtılar. Vuvuzela efektiyle İzlandalılar’ın Balina çağırma tezahüratı birbirine karıştı. İstanbul’daki deplasman çok keyifliydi açıkçası.
 
MAÇA gelince... Bariz kalite farkı ortadaydı. Aynı türde geliştirdiğimiz 2. atakta rahatça gole ulaşınca ilk yarıdan skoru alacağız gibi duruyordu; olmadı. Çünkü seyircinin de itmesiyle İran oyuna girdi. Rahattık ama tedirginlik içinde olduğumuz anlar da yok değildi. Bilhassa Sardar ve Karim gibi iki kalite ayak ataklarda zorladı bizi. Cengiz Ünder, Yusuf Yazıcı ve Emre Akbaba ile tehlikeli şutlar çıkardık devreyi önde bitirdik.
 
CENK RAHATLATTI
 
İkinci yarıda Cenk Tosun’un golü ile durumun 2-0’a gelmesi rahatlattı; sonda da 2-1’e penaltı ile gelen maç, uluslararası galibiyetlere bir yenisini ekledi. İran Milli Takımı’nın Dünya Kupası’ndaki hedefi az gol yemek olmalı. Grubu zor! 
 
BİZİM yeni takımımız ise Fatih Hoca’dan bu yana bence olumlu yolda. Hoca döneminde yapılan gençleştirme planına Luce de riayet ediyor. Abilerinin takımından çok daha keyifli ve sempatik bu ekip!