22 Temmuz 2018 Pazar


ADANMIŞLIK önemli bir haslet. ‘Geçen sezon G.Saray’ı Terim dışında kimse şampiyon yapamazdı’ teorisinin altında tüm camianın peşinde koşacağı adanmış bir aidiyet hissiyatı olması gerektiğinin altını çizdik aylarca. Aynı dönemde kadrosu G.Saray’dan daha derin olan F.Bahçe’nin ne adanacağı bir yönetim, ne kendini ait hissedeceği bir hocası vardı. 
 
DÜN geceyi biraz da buradan okumalı. %75’e vuran nem oranıyla denizin dibindeki stada 21 Temmuz günü 25.000 kişinin gelmesi ‘nihayet adanacak ve kendimi ait histettiğimyerim var demesi taraftarın. Mutlu on binler mukim olacak artık Kadıköy’de! Her maç kazanılacak mı? Hayır! Ama her maça mümkün mertebe gelinecek, gelemeyen passoliğini devredecek. Kısaca evine döndü Fener taraftarı! 
 
‘DİKİNE GÜLLER!’
 
DÖNDÜĞÜ evi de bıraktığı gibi bulmadı. Kasvetin yerini güneş, kasımpatıların yerini açelyalar almış balkonda. Doğru oyun gitmiş, güzel oyun gelmiş! (Ben haksızlık edildiğine inansam da kamuoyu algısı öyle) Topal-Josef ezberi bozulmuş, oralarda ‘dikine’ güller açmış! İki kardelen (Elif/Barış) bitivermiş; iklim değişmiş Akdeniz olmuş... 
 
GÜLÜMSE Fener’li! Barış demişken... İlk milli takım aday kadrosuna çağırıldı bile... 62 dakika oyunda kaldı, büyük işler yaptı. Dikine oyun kültürü tesis olunacaksa oyun Barış’ın üzerine kurulur. Geçiş oyunu oynanacaksa genç şimdiden hazır. 
 
ELİF’E de bayıldım. 62 dakika 4-3-3’ün sağ içi sonrasında 10 numara gibi oynadı. Attığı golden daha değerlisi o atağı başlattığı harika pasıydı. Herkes takımın iyi olmasına yardım etti. Hazırlık maçı olmasına rağmen gollerden sonraki sevinç görülmeye değerdi. Eksik yok muydu? Var. Onları da yazar çizeriz. Ancak dün gecenin adı sevgi, yıldızı Barış’tı. Ümit de geleceğin ekmeği...