24 Eylül 2018 Pazartesi


ÖNCELİKLE Akhisarspor’u tebrik ederek başlamalı. G.Saray kaybettiği kadar onlar da kazandı. Hem de öyle güç dönemde kazandılar ki… Avrupa Ligi’nde ilk kez oynuyorlar. Lige çok kötü başlamışlar. Transferde çuvallamışlar. Soner, Olcan, Henrique, Muğdat, Ömer Bayram gibi 5 temel oyuncularının yerini dolduramamışlar, hocaları gitmiş; yardımcı hoca ile çıkılan iç saha Krasnodar maçında kaybetmişler. Yeni hoca olarak adı geçenlerin beklediği tek şey şu 90 dakika nın sona ermesi ve hafta arası imza töreni…
 
FATİH Terim’in karşılaşmaya başlangıç stratejisi konusunda eleştirel bakmayı doğru bulmam. Çünkü santrfor transferi yapamayan G.Saray’ın bu ve benzeri şablonlarla oynayacağını tahmin ve tespit etmek zor değildi.
 
MAÇA da kötü başlamadı. Emre 10 numara pozisyonunda 1-2 önemli fırsatta erken hareket etse gelebilecek bir gol akışı değiştirebilirdi. Gol dışında iki atak daha Akhisar adına tehlike üretirken imdada penaltı yetişti. Ancak Garry penaltıyı gole çeviremeyince Akhisar’da umut tazelendi. İkinci yarıda stoperlerin hatasından bulunan ilk gol, sonrasında penaltı ve Muslera hatasıyla bulunan 3.gol ile ev sahibi bileğinin hakkıyla bir galibiyet aldı.
 
ASIL İHTİYAÇ HANGİSİ?
 
MUĞDAT hamlesini zamanında yapmakla birlikte merkezi boşaltan Fatih Terim, adeta 4-2-4’e döndüğü Rus ruletini bu kez kaybetti. 4-6-0 sistemi olmadı, tutmadı. Ancak unutulmamalı. G.Saray buna başvurmak zorunda kalacak santrforsuz dönemde. Şunu bir kez daha soralım birbirimize…
 
MAÇ 9 numarasızlıktan mı, 4 numarasızlıktan mı kaybedildi? Öncelik, ihtiyaç orada neredeyse 5-6 önemli oyuncu varken ‘iyi G.Saraylı diye Emre’yi almak mıydı?’ yoksa 4.7 milyon Euro’ya birer santrfor, stoper almak mıydı?
 
BU soruları bugün 3 gol yendi diye sormadığımızı, ezel ebet bu soruların peşinde olduğumuzu bu satırları sık okuyanlar pek iyi bilir! Akhisar’ı bir kez daha kutlarım.