05 Ocak 2015 Pazartesi


BUZ gibi bir havada, yağış altında, son derece güç şartlarda başlayan bir maç. İlk yarı süresince Beşiktaş’ın birkaç 2-3 dakika süren baskıları dışında buz gibi bir devre Olimpiyat’ta. Hani iki takım oyuncularına da desen ki ‘Maç bitsin. 0-0’a razı mısınız?’, ‘Evet’ diyecekler gibiydi. Baskı ibresi Beşiktaş’tan yana görünse de 39. dakikada sağ taraftan başlayan Burak ve Wesley Sneijder’le tamamlanamayan pozisyon, ilk yarının en heyecanlandıran anıydı. 
 
BEŞİKTAŞ’IN en kritik hücum aksiyonları, Gökhan Töre’nin adam eksiltmelerinden kaynaklandı. Bu bölgeye Alex Telles’in yanına Emre katkısı önemliydi. Maçın en iyilerinden olan Semih Kaya’nın da yerinde müdahalelerini gözardı etmemek lazım. Hafta boyu hepimizin “Atiba yok. Beşiktaş orta sahası bundan savunma anlamında nasıl etkilenir?” soruları bir parça havada kaldı. Çünkü G.Saray rakibinin üzerine baskı kurarak çok gitmedi. 
 
VELİ EKMEĞE YAĞ SÜRDÜ!
 
PEKİ Beşiktaş orta sahası hücumda ne alemdeydi? Bu takımın komple hücum edemediği zaman tek adamın ayağına, Gökhan’ın adam eksiltmelerine kalıyor. Dün akşamın en önemli oyuncularından biri olmasına rağmen Gökhan Töre de bir yere kadar. Her şey bu adamdan bekleniyor ama olmuyor. 
OLCAY Şahan, Veli Kavlak , Oğuzhan Özyakup, Sosa, Kerim Frei, Demba Ba.. Hiç biri yeteri kadar katkı veremedi. Oyunun Beşiktaş üzerinden okunması gerekir. Çünkü G.Saray çok önemli bir dakikada golü buldu. Sonrasında kaliteli oyuncularıyla skoru korumasını bildi. Üstüne üstlük Veli’nin sorumsuzca gördüğü kırmızı kart, G.Saray’ın lehine bir diğer faktör oldu. 
 
70’LERDEN sonra arkaya atılan toplarda kaleci Tolga Zengin, çok önemli kurtarışlar yaparak farkın 2’de kalmasını sağladı. Savunma oyununu çok iyi beceren G.Saray, derbiyi kazanmayı bildi. Beşiktaş, Akhisar Belediye ve Torku Konya maçındaki kötü oyunlarının üstünde bir klas sergileyemedi. Siyah-beyazlılar bu kadar iyi bir dönemde ilk yarıyı ancak 2. olarak tamamlayabildi. Bu da bir futbol çelişkisi.