01 Ekim 2015 Perşembe


NERESİNDEN tutsan elinde kalacak, analiz yapma değil sinir boşaltmak üzere cümle kuracak bir maç! Bu devirde hiçbir takımın küçümsenecek tarafı yok! Ancak Şampiyonlar Ligi 32.’si takım önünde 14. kez bu deneyimi yaşamaktaysan, elinde 2-3 dünya, 5-6 Türkiye yıldızı varsa böyle bir maç oynamaya, insanları kahretmeye hakkın yok arkadaş! 

KAPASİTEN skor 1-0’ken top yapmaya, 2-1 olduktan sonra skoru tutmaya yeterli değilse kapat dükkanı ve çek git dostum! Bu maçın analizi olmaz, tepkisi olur. 90 dakikanın teknik-taktik yorumu olmaz öfkesi yansır kağıda, mikrofona! Ne olacaktı daha bilmiyorum! Astana geldi grubuna yahu; altı üstü Astana… Ye-ne-cek-sin, lamı-cimi yok! 
 
LAMBADAN CİN ÇIKTI AMA..
 
HOCASINDAN stoperine, yedeğinden sol bekine… Kimi eleştirelim? Sana ne kağıtta, ne sahada, ne kalitede, ne pahada rakip olacak Astana’yı yenemiyorsan ne yazalım! Uzaktan denk gelen bir şut ile gol... 46-70 arası yenen baskı... Aptalca üst üste yapılan hatalar ve gelen 1-1… Sonrası Allah’ın lütfu bir gol… 2-1 öndesin! Alaattin’in sihirli lambasından cin çıksa bundan başka bir şey isteyemezsin.. O pozisyonu 4 dakika koruyamıyorsun! Elinde 3 ayağı top yapan orta saha ve Wesley varken bunu beceremiyorsun. Kendi kalene 2 gol... Yazık kere yazık! 
 
RUHUNA EL-FATİHA
 
DİLİMİZ ve terbiyemiz içimizden geçenleri söylemeye, bu köşeye yazmaya engel maalesef… 8 Aralık’ta grup finali oynamak, 3.’lük bileti için bir şans daha var. Velev ki 3. oldun. Seviyen Asya Ligi bile değil. Tek gerçek şu ki takımın genleriyle oynandı. Emeği geçenlerin eline sağlık! Ali Sami Yen ve Avrupa ruhuna EL-FATİHA… Ve Semih Kaya… Bence artık sen de… Herkes gibisin…