18 Ekim 2015 Pazar


CHEDJOU..  1 gol, 1 asist. Bilal..  1 gol. Burak..  1 penaltı,  1 gol. Yasin.. 1 gol, 1 MAÇ.

MAÇIN özeti bu..  İlk yarıyla ikinci yarı arasında klasik deyimle siyahla beyaz kadar farklı bir G.Saray… Ve tabii ki bu farkı yaratan Yasin Öztekin... Hamza hocanın 3 iç orta sahayla oynama merakı zaman-zaman başına iş açabiliyor. Ön taraftaki üçlüden haklı olarak tasarruf edemeyince, ortada Melo’suz yani yumuşak bir 3’lüyle oynamak zorunda kalıyor. O da kalite problemi ne olursa olsun, mütevazı takımlara topla oynama imkanı sağlıyor.

KANATSIZLIK ise senin başına dert açıyor! Üç iç orta sahayla üretemiyorsun, rakibin dengesini, defansın balansını Selçuk (ki en geride), Jose ve Bilal ile bozamıyorsun. Bunun en büyük göstergesi Sneijder’in neredeyse aktif alanında hiç topla buluşamaması.. Ona top gelemedi. Gelemeyince hücum kısır kaldı. Arkaya atılan toplardaki sıkıntının da 12. dakikada Chedjou’nun asistiyle (!) zorluk yaratacağı belliydi. Geniş alan verdiğin takdirde çok kötü bir takımın dahi maça ortak olabileceği görüldü! Gol de böyle geldi.  

2. yarı Yasin ile top kanada inince, 4 dakikada gelen 2 golün özgüveni maçı G.Saray’a getirdi. Sonrası oyuncuların çerçeveyi gördükleri anda vurdukları güzel şutlar, topla sevişmeleri, keyif almaları ve seyircinin sahadakiyle ortaklaşması...

TEBRİKLER HAMZA HOCA 

ELBETTE  Hamza hocaya gönderilecek koca bir tebrik.. Bu maç hiç kuşkusuz Benfica maçının B’sinin ölçüsü değil. O maça bu maçta Yasin’li formül tuttu diye 4-2-4 kabilinden bir sistemle çıkılırsa, ilk yarıda Ankara temsilcisinin önünde verilen açık alanlar daha da fazlaca verilir. Sonuç hüsran olur. Hoca elbette bu hesapları çok iyi yapıyordur. İlk yarının sıkıntılı halinin çarşambaya yansımaları lezzetli olmaz. Orta sahanın bu yumuşaklığı Şampiyonlar Ligi seviyesinde sıkıntı olur.