19 Ekim 2015 Pazartesi


LİGİN oyun ve oyuncu kalitesi bakımından en zayıf takımlarından biriyle karşılaşırken elbette, ruhsal pansumanları da göz önüne alıp Van Persie ve Fernandao ikilisiyle çıkacaktı F.Bahçe. Nani ve Markoviç gibi topu onlara getirme kapasitesi yüksek iki oyuncunun da varlığı maçı 11’ler bazında da kağıt üzerindeki gibi kolaylaştırmıştı. Ancak öndeki 4 oyuncu ve arkasındaki çift çapa, ne tempo koyabildi, ne topu oraya taşıyabildi. Kanatlar oyuna hiç giremedi. Mesafeler açıldıkça açıldı. Markoviç, öndeki 6’lının en iyisiydi! Canlandırdı mı? Çok az! Kayserispor yerine bir tık daha kaliteli ekip olsaydı dün akşam, derbi öncesi felaket bir sonuçla karşılaşabilirlerdi.  

VAN Persie’nin frikik golüyle biten ilk 45 dakika sonrası, 48 ile 79 arasında (biri zorunluluktan) 3 enerjik oyuncu ile orta sahayı canlandırmak istedi hoca. Ancak olmadı oğlu olmadı! Ozan, Diego ve Alper ilk yarıdaki olumsuz tabloyu değiştiremedi. 
 
Sonlara doğru galebe çalan galibiyeti koruma güdüsüyle geri çekilme, ev sahibine davetiyeydi. 76.38 ve 87.22’deki Volkan dokunuşları, 10’a 11 oynarken dahi rakibinden üstün olan Kayseri’nin galibiyetini engelledi. Kayseri üstün olmasına üstündü ama ne son vuruşları iyiydi, ne ceza sahası organizasyonları… Topu rakip ceza sahasına yakın tuttular sadece! 
 
EMRE’Yİ ARIYORLAR!
 
F.BAHÇE dün o kadar kötüydü ki, var olan kalitesi dahi sahaya yansımadı. Daha önce de yazdım; 36’dan gün almış Emre Belözoğlu bu takımın her yönden her anlamda en aradığı isim şaka değil! Adam eksilten, tempo yapan, oyunun yönü değiştiren, rakibi boğan takım yoktu sahada! Ayrıca gerek Caner, gerek Gökhan türü zor anlarda ortaya çıkıp, oyun ve ruh enerjisini yükseltecek oyuncusu da yok! Derbiyi bilmem; ancak Kayseri galibiyeti Ajax önünde endişe sebebidir. Bu oyunla, bu ağırlıkla, bu boşluklarla Ajax, bu takımı mahveder. 3 puanın kahramanı ise Volkan Demirel…