26 Ağustos 2016 Cuma


HANİ ‘Bu takım ne oynar?’ tartışmaları yapılıyor ya.. Transferler olmaksızın dahi bu takım birçok dizilişi
becerebilir. Dünkü 11’e 4-2-3-1 şapkası da giydirirsin, 4-5-1 de, 4-3-3 de.. Topal’ı 15 metre geri çek, Fernandao’yu da Persie’nin yanına koy 3-5-2 de…  4-4-2’ye de dönersin! Mevzu sistem ve dizilişten ziyade tempo… Ve ne yazık ki bu sorun sadece F.Bahçe’nin sorunu değil. Ülke futbolu olarak tempo sorunumuz var. Pislik bir dert bu.. Çirkin, huysuz, hırçın… 18 takımımızın en az 15’inde mevcut. 
 
GEÇİŞ oyunları maharet kadar vücut ve oyun disiplini gerektirdiği için eksiğiz ülkece. Dar alanlarda becerebildiğimiz kadar set oyunu, duran top ya da hücum geçişlerini kısmen yapabildiğimiz kontra organizasyonları… Bir büyük takımımızın 45 dakikada rakip kaleyi sadece 1 kez yoklaması (38’ RVP) yalnızca dünün derdi değil. Isı haritaları ilk yarıda temsilcimizin rakip ceza sahasının %75’ine girememesine rağmen rakipten daha çok topla oynadığını (nafile) gösteriyordu.
 
HOCA RÖNTGENİ ÇEKMİŞ! 
 
DAHA 7-8 günlük hocanın falan da işi değil bu. O zaten 50 yıllık deneyimiyle 3 günde senin ritmik röntgenini, motorik fotoğrafını çekmiş. Raporunu yazmış, senin fizik kalitene notu vermiş! İlk maçı 3-0 kazanmışın. Rakip senden zayıf…  En azından 4-0’ı yapabilecek kapasitede değil. Hava, saha harika. Başkan bir gece önce ‘bir ortaya, bir de sağ tarafa adam istedi hoca; bir de Sow var’ demiş. Yani öndeki 6’lıdan en az 4’ünün oynayamama kaygısı olmalı. 
 
OYNAMAN için, maça damga vurman için her koşul mevcut! Velev ki hata yaptın, maçı kaybettin! Ne
değişecek. Sen emek vermiş olacaksın. Biz de emek verenleri, futbol gösterebilenleri göreceğiz! İki ara pasın göz pası sildiği son 15’te hariç kerameti kendinden menkul bir hantallıkla turu geçtin! Sen mutluysan sorun yok! Biz değiliz! Böyle giderse de olamayacağız. Ülke olarak 6 maç daha buna katlanamayız!