16 Eylül 2016 Cuma


MAÇ öncesi kafamdaki soru(n) şuydu... F.Bahçe en az 3.sezondur planı olan takımlara karşı bocalıyor. Karşımızda tanımadığımız ancak genetik ve kültürel olarak futbolu/sporu düzenle oynayan bir ülke temsilcisi var. Daha oyun kontrolü yüksek, alan parselasyonu konusunda bize sorun çıkartabilecek bir ekiple karşılaşacağımızı sanmıştım. 

OYSA tabanca gibi başladılar. Sadece hızlı hücum etmiyorlar, istedikleri anda da ivmelenebiliyorlardı. Oyunu bizim sahamıza yıkmaktaki maharetlerini görmek için ‘ilk yarı sonundaki ısı haritasına bakmak’ yeterliydi. Sadece 10.dakikada Stoch’un ortasındaki Josef kafası dışında koca 47 dakika F.Bahçe rakip ceza sahasına giremedi; ne acıydı, ne acıklı! Ukrayna ekibi ne isterse yapabiliyordu. Bizimkiler ise ne ortada oyun kurup oyuna derinlik, ne de kanat bindirmeleriyle oyuna genişlik kazandırabiliyorlardı.
 
2. yarıya hoca niye olduğunu anlayamadığım bir değişiklikle başladı. İyi değildi kabul ama ayağı kuşkusuz Ozan’dan temiz Salih’i dışarı almak orta sahadaki verimsizliği arttırabilirdi. Hadi öyle olmadı, öteki düşüncen skoru belli bir süre daha 0-0’da tutmak olabilirdi. Onu da beceremedin! Merkeze; 2 stoper önündeki 2 defansif orta sahanın yanına bir 3/4 defansif Ozan koydun... Golü cam gibi merkezden yedin!
 
ZORYA GURUR YAPMADI!
 
RVP ile Emenike’nin oyuna girişinin zamanlamaları doğru olsa da ‘170 milyon Euro’luk’ rakibi önünde son 15 dakikada geri çekilmekte gurur yapmayan Zorya’nın tutumu da son çeyrekteki iyi oyunun nedenlerindendi. Baskı neticesinde gelmeyen gol, duran toptan şansın yardımıyla geldi. Tıpkı Talisca’nın golünde olduğu gibi bu gol de gruptaki dengeler konusunda hatırı sayılır farklılıklar getirir; bilhassa Zorya açısından.
 
İŞİN özüne gelince. F.Bahçe planla oynayan takımlar karşısında hepten çuvallamakta. Çünkü kendi oyun anlayışı ve takım kimyası ne sistemli, ne planlı. Çekirge, dün gece 1 puanlık sıçradı; yine olur mu? Çok zor!