21 Ekim 2017 Cumartesi


ZAMAN zaman teknik direktörler ile sohbet ediyorum. Konu Beşiktaşlı Tolgay’a geldiğinde hiç abartmadan ifade edeyim neredeyse hepsi şöyle söylüyor: “Ah keşke benim futbolcum olsa.” Ben de bu yoruma aynen katılıyorum. 
 
TOLGAY iyi ve kaliteli bir futbolcunun yapabileceği her şeyi ortaya koyabilen bir yetenek. Koşuyor mu koşuyor, mücadele ediyor mu ediyor, top kazanıyor mu kazanıyor, kazandığı topların çoğunu iyi kullanıyor mu kullanıyor, rakipten top çalıyor mu çalıyor, dikine oynuyor mu oynuyor, adam eksiltiyor mu eksiltiyor, açı ne olursa olsun rakip kaleyi gördü mü şut atıyor mu atıyor... O zaman ben de  tüm bunları yapan bir futbolcunun alnının tam ortasına iyi hatta çok iyi bir futbolcu damgasını vururum arkadaş. Aha da vurdum.
 
NEDEN AZ OYNUYOR?
 
PEKİ böylesine yetenekli bir oyuncu genelde neden yedek? İlk 11’de başladığı zaman neden 70. dakikayı bile göremeden oyundan çıkıyor veya 70’ten önce giremiyor? Bunun cevabı da takımını avucunun içi gibi bilen Şenol hocamda. Gece gündüz onlarla beraber. Kim. ne zaman, nerede oynayacak Şenol Hocam bilir. Kararlarına saygı duymak boynumuzun borcudur. Ben sadece Tolgay Arslan hakkındaki görüşlerimi dile getirdim.